Göz kapağı dinamik, karmaşık ve nazik bir yapı olup göz ile ilişkili -vazgeçilmez işlevlere sahiptir, bir güzellik kaynağıdır ve göz dışı yapılarla kolayca taklid edilemez. Orbital bölgenin anatomik ve işlevsel özelliklerinin bilinmesi göz kapağı rekonstrüksiyonunun başarısı için vazgeçilmezdir. Göz kapağı re- konstrüksiyonunun temel prensipleri arasında üst göz kapağı bütünlüğünün sağlanması, eksik dokunun mümkün olabildiğince benzer doku ile onarılması, göz hareketliliğinin sağlanması, estetik dengenin oluşturulması ve koruyucu döşeme, sağlam deri örtüsü ve iç kapak desteğinin yerine konması sayılabilir.
Bir tümör göz kapağı sınırını invaze etmişse, tam kalınlıkta eksizyon kaçınılmaz olurken, sınırı tutmayan benzer bir tümörde direkt veya deri grefti ile kapatılabilecek bir parsiyel eksizyon yeterli olabilir. Üst göz kapağı rekonstrüksiyonu için çeşitli yöntemler tanımlanmıştır. Rekonstrüksiyon yönteminin seçiminde, 15. soruda belirtilen temel prensiplerin yanısıra, defektin yatay boyutu da önem kazanmaktadır. Genellikle, göz kapağının yatay uzunluğunun % 25'inden azını kapsayan defektlerde, primer onarım ya-
![]()